erdem ergünn yaaa yeni favorimmm.. adamım...
22 Şubat 2011 Salı
gel dedim gel dedim gelmedin yarıim senden bana fayda yok ağrısın sızısınn...
son zamanlarda tekrar tekrar bıkmadan dinlediğim tek şarkı...
erdem ergünn yaaa yeni favorimmm.. adamım...
erdem ergünn yaaa yeni favorimmm.. adamım...
11 Şubat 2011 Cuma
diğer yazılan yazılarımız
karar günü
şu sıkıntılı günlerimde kafayı yemekle meşgulken, ayrıca başka arkadaşlarımında beynini zikmekle meşgulken, 1 saat önce betülle konuşuyorduk.
Betül le bugün twiter ı takip ederken Pucca manyağından ilham alarak.Blog yazmaya karar verdik.
İş yerinde yaşadığım sıkntılar sebebiyle çıkışımı istedim 3 hafta önce.
İlk önce tazminatımı alıp almayacağım belli olmadığı için azap dolu 1 hafta yaşadım.Sonra alacağım kesinleşti, fakat bu kez de birilerini bulup bulmama stresine girdim.
İhbar tazminatımı alıp alamayacağımın stresine girdim.(bu 3.000 TL daha oluyor)
Eğer onu da alırsam hayallerim büyük; önce bir CANON fotoğraf makinası, sonra ise güzel bi yurtdışı seyahati istiyorum.
Şimdilik planı Kamille İspanya-Barcelona üzerine yaptık.
3 gecedir de; akşam 9 da yatağa girip kafamda sıkıntıları düşünmekten gece 3 lere kadar uyuyamıyorum ve bu beni deli ediyorrrrrrrrrr.
Betül'le de bu konu üzerine konuştuk beni çok rahatlattı sağolsun:))
Ayrıca Serap la konuştm yarın Fransa ya gidicek ve vizesi schengen değil, öğrenci vizesi olduğu için ülkeye alınmama ihtimali var % 10 . Acentayı arayıp sordum böyle dediler.
Serapcannn inş. gidersin elin Fransa'larınıd a görürsün ...Benim gavur torpakları gören can arkadaşımm
İkinizi de seviyoreeee..
Ayşe
Betül le bugün twiter ı takip ederken Pucca manyağından ilham alarak.Blog yazmaya karar verdik.
İş yerinde yaşadığım sıkntılar sebebiyle çıkışımı istedim 3 hafta önce.
İlk önce tazminatımı alıp almayacağım belli olmadığı için azap dolu 1 hafta yaşadım.Sonra alacağım kesinleşti, fakat bu kez de birilerini bulup bulmama stresine girdim.
İhbar tazminatımı alıp alamayacağımın stresine girdim.(bu 3.000 TL daha oluyor)
Eğer onu da alırsam hayallerim büyük; önce bir CANON fotoğraf makinası, sonra ise güzel bi yurtdışı seyahati istiyorum.
Şimdilik planı Kamille İspanya-Barcelona üzerine yaptık.
3 gecedir de; akşam 9 da yatağa girip kafamda sıkıntıları düşünmekten gece 3 lere kadar uyuyamıyorum ve bu beni deli ediyorrrrrrrrrr.
Betül'le de bu konu üzerine konuştuk beni çok rahatlattı sağolsun:))
Ayrıca Serap la konuştm yarın Fransa ya gidicek ve vizesi schengen değil, öğrenci vizesi olduğu için ülkeye alınmama ihtimali var % 10 . Acentayı arayıp sordum böyle dediler.
Serapcannn inş. gidersin elin Fransa'larınıd a görürsün ...Benim gavur torpakları gören can arkadaşımm
İkinizi de seviyoreeee..
Ayşe
çok aptalım
serapp bebeim çok üzüldm gerçekten umrarım fransaya gidersin ama seni ndn almasınlarki dışardan hiç şheli gibi durmuosun ayrıca msn de beni ekmelerin sinirimi bozuo merak etme artık yusuf konusunsa beynini becermicm çnkü başka uğraşlarım var artık:) benden kaçmana gerek yok muck:*
8 Aralık 2010 Cumartesi
dönme dolap günlerim
Çok iyi biliyoruz ki hayatıma kimler geldiyse ve gittiyse tekrardan gelip gelip gidiyolar.
Belki başkalarının hayatlarında sadece bir kez veya iki kez geliyorlar ama bende bu 2 ayda bir oluyor!!
Dün akşam Karaoke'den geldim.Uykum gelmişti ,kızlar fotoğrafları yükledir mi diye facebook'a girdim, baktım.Sonra her zaman ki gibi Taner in duvarına bakayım dedim.Duvarın şu yazıyordu ''Neredesin be Ae Sç... Çok özledim lan.. ''
Bu benden başkası olamazdı.Akşamın güzelliğinin verdiği salak coşku (içmeden sarhoşluk) ile ''özlediğin ben miyim'' diye mesaj attım ve aklıma gelen başıma gelldi ''evet sensin konuşalım mı msn e gelir misin'', dedi.Salak gibi atladım msn e (Konuşma ayrıntıları mail adresim de var).kısa bi özet olarak; konuşma sırasında; özlediğini ,özlenilmesi gereken bi insan olduğumu, sevgili olamasakta benim gibi değerli bi insanın hayatında arkadaş olarak kalmasını istedi.Sonra olay arkadaşlıktan sonra sevgili oluruz aslındaya geldi ve sonrasında başladı yine konuşmalara.
Umut verici, imalı şeyler söylemedim kesinlikle soğuk davrandım.
Bi ara şiir atışması oldu en son Erdal Güney'in Ölmedi Aşklar şarkısından bi bölüm yazdım sonrasında onda kayış koptu..
Oysa ben aşk anlamında yazmamıştım. Offf........
Uykum geldi, yatmak istedim iyi geceler dedim.Gece 5 te mesaj atmış facede kurban olduğum içimizi buradan dökelim yarım kalan konuşmalarımızı, duygularımızı burdan dökelim Sıra bende önce ben yazıyorum demiş,
Yine döktürmüş bu kez daha gerçek şeyler yazmış.
(Bu mesajda mailimde var kısacası ; .offfffffffff bana aşık mı ne?)
Sabah mesajı gördüm ama ona cevap yazmak istemediğimi, Onunla arkadaş kalmak istediğimi düşündüm.Yine onun adına üzüldüm, o da benden bu akşam bi mesaj bekliyor ama bunu yapmıcam içimden gelmiyor...
Ona hiç aşık olmadım ki........
Ben kimseyi sevemedim ki, beceremiyorum..
Bugün de Betül'ün kardeşinin doğum günü için aldırtttığı saati vermek için Betül'le Palladium'da buluştuk.
annem, ablam ve Ranacan'da vardı önce yemek yedik sonra Toffe Nut içtik .(Starbucks un yeni kahvesi ;) ( BAYILDIMM, tadı sanki fındıklı shut gibi :) ))
Eve geldim, uykum geldi biraz odayı toparladım.Akşam 8 gibi uyuyacaktım, msn de konuşmalara facebookta yazışmalara takıldım sonra bi baktım kim selam verdi??
Evet bildiniz Elvedin !!!
Dönme Dolap kimbilir kaçıncı çarkını attı???
Nasılsın dedi, iyiyim sen nasılsın dedim, bütün gün yeni evimi temizledim boya temizlik taşınma dedi ok dedim .Hayatımı sordu nasıl gidiyor diye ,anlattım işle ilgili sıkıntılarımı dinledi.Kamerası vardı ,açtı.
Evi ; tek kelime ile süperdi,modern. Tam kendi evimizi hayal ettiğim gibi;(BETÜL SERAP VE AYSE üçlüsünün yaşayacağı evden bahsediyorum )
Ev 1+1 ..
Dedi ki; Burası senin evin..
Sonra;dışarı çıkmak zorundayım ,gelicem sonra görüşşürüz dedi kapattı gitti Dipnot: (buarada çok zayıflamıştı ve iyi görünüyodu.)
Off onunla ilgili anlattıklarımdan sonra ne düşündüğümü tahmin edin.??!!
Kurduğum hayaller tek tek tek tek gözümün önünden geçti.Acaba baştan mı yanlış yaptım?, yoksa ona mı haksızlık edip, yanlış kararlar alıp, eski yaşamımda devam ettim?
Hangisi ?
Bunun her iki şıkkında da ileriye sarıp bi sinema filmi izler gibi izleyemez miydik?
İnsanları üzmeye hep devam edicek miyim???
Ben mutlu olucam derken, huzursuz olup bi yerlerden çevremdekilerin bişeylerini bulup, insanlardan,yaptıkları hatalarından dolayı onlardan soğuyup , belki de onların bile hatırlamak istemedikleri ; pişmanlıkları nedeniyle yargılayıp her iki tarafıda mutsuzluğa mı iticem? Hep böyle mi gidecek?
Peki ya; kendi yaptığım hatırlamak istemediğim, aklıma geldiğinde içinde boğulduğum yanlışlarım???
Acaba ilerde hayatıma girecek olan insanlar aynısını bana yapsa ne olur?
Bu araştırmacı, insanlara olmayan güvenim yüzünden daha ne kadar aynı şeyleri tekrar tekrar yaşacağım ??Dönme-dolap hep böyle dönecek mi ???
Bu akşam içinde bu yazım içinde; Al Dino'dan Kopriva - Isırgan anlamına geliyo bu şarkıyı uygun gördüm...
http://www.youtube.com/watch?v=We_OtagEof8&feature=player_embedded#!
Belki başkalarının hayatlarında sadece bir kez veya iki kez geliyorlar ama bende bu 2 ayda bir oluyor!!
Dün akşam Karaoke'den geldim.Uykum gelmişti ,kızlar fotoğrafları yükledir mi diye facebook'a girdim, baktım.Sonra her zaman ki gibi Taner in duvarına bakayım dedim.Duvarın şu yazıyordu ''Neredesin be Ae Sç... Çok özledim lan.. ''
Bu benden başkası olamazdı.Akşamın güzelliğinin verdiği salak coşku (içmeden sarhoşluk) ile ''özlediğin ben miyim'' diye mesaj attım ve aklıma gelen başıma gelldi ''evet sensin konuşalım mı msn e gelir misin'', dedi.Salak gibi atladım msn e (Konuşma ayrıntıları mail adresim de var).kısa bi özet olarak; konuşma sırasında; özlediğini ,özlenilmesi gereken bi insan olduğumu, sevgili olamasakta benim gibi değerli bi insanın hayatında arkadaş olarak kalmasını istedi.Sonra olay arkadaşlıktan sonra sevgili oluruz aslındaya geldi ve sonrasında başladı yine konuşmalara.
Umut verici, imalı şeyler söylemedim kesinlikle soğuk davrandım.
Bi ara şiir atışması oldu en son Erdal Güney'in Ölmedi Aşklar şarkısından bi bölüm yazdım sonrasında onda kayış koptu..
Oysa ben aşk anlamında yazmamıştım. Offf........
Uykum geldi, yatmak istedim iyi geceler dedim.Gece 5 te mesaj atmış facede kurban olduğum içimizi buradan dökelim yarım kalan konuşmalarımızı, duygularımızı burdan dökelim Sıra bende önce ben yazıyorum demiş,
Yine döktürmüş bu kez daha gerçek şeyler yazmış.
(Bu mesajda mailimde var kısacası ; .offfffffffff bana aşık mı ne?)
Sabah mesajı gördüm ama ona cevap yazmak istemediğimi, Onunla arkadaş kalmak istediğimi düşündüm.Yine onun adına üzüldüm, o da benden bu akşam bi mesaj bekliyor ama bunu yapmıcam içimden gelmiyor...
Ona hiç aşık olmadım ki........
Ben kimseyi sevemedim ki, beceremiyorum..
Bugün de Betül'ün kardeşinin doğum günü için aldırtttığı saati vermek için Betül'le Palladium'da buluştuk.
annem, ablam ve Ranacan'da vardı önce yemek yedik sonra Toffe Nut içtik .(Starbucks un yeni kahvesi ;) ( BAYILDIMM, tadı sanki fındıklı shut gibi :) ))
Eve geldim, uykum geldi biraz odayı toparladım.Akşam 8 gibi uyuyacaktım, msn de konuşmalara facebookta yazışmalara takıldım sonra bi baktım kim selam verdi??
Evet bildiniz Elvedin !!!
Dönme Dolap kimbilir kaçıncı çarkını attı???
Nasılsın dedi, iyiyim sen nasılsın dedim, bütün gün yeni evimi temizledim boya temizlik taşınma dedi ok dedim .Hayatımı sordu nasıl gidiyor diye ,anlattım işle ilgili sıkıntılarımı dinledi.Kamerası vardı ,açtı.
Evi ; tek kelime ile süperdi,modern. Tam kendi evimizi hayal ettiğim gibi;(BETÜL SERAP VE AYSE üçlüsünün yaşayacağı evden bahsediyorum )
Ev 1+1 ..
Dedi ki; Burası senin evin..
Sonra;dışarı çıkmak zorundayım ,gelicem sonra görüşşürüz dedi kapattı gitti Dipnot: (buarada çok zayıflamıştı ve iyi görünüyodu.)
Off onunla ilgili anlattıklarımdan sonra ne düşündüğümü tahmin edin.??!!
Kurduğum hayaller tek tek tek tek gözümün önünden geçti.Acaba baştan mı yanlış yaptım?, yoksa ona mı haksızlık edip, yanlış kararlar alıp, eski yaşamımda devam ettim?
Hangisi ?
Bunun her iki şıkkında da ileriye sarıp bi sinema filmi izler gibi izleyemez miydik?
İnsanları üzmeye hep devam edicek miyim???
Ben mutlu olucam derken, huzursuz olup bi yerlerden çevremdekilerin bişeylerini bulup, insanlardan,yaptıkları hatalarından dolayı onlardan soğuyup , belki de onların bile hatırlamak istemedikleri ; pişmanlıkları nedeniyle yargılayıp her iki tarafıda mutsuzluğa mı iticem? Hep böyle mi gidecek?
Peki ya; kendi yaptığım hatırlamak istemediğim, aklıma geldiğinde içinde boğulduğum yanlışlarım???
Acaba ilerde hayatıma girecek olan insanlar aynısını bana yapsa ne olur?
Bu araştırmacı, insanlara olmayan güvenim yüzünden daha ne kadar aynı şeyleri tekrar tekrar yaşacağım ??Dönme-dolap hep böyle dönecek mi ???
Bu akşam içinde bu yazım içinde; Al Dino'dan Kopriva - Isırgan anlamına geliyo bu şarkıyı uygun gördüm...
http://www.youtube.com/watch?v=We_OtagEof8&feature=player_embedded#!
8 Şubat 2011 Salı
Dilar ı ma
Dilar evleneli 3 ay oldu 3 ay 5 gün
03/11/2010 Çarşamba saat 15.15
Onu çok özledim.
Çok sıradan görünen bu cümlenin içimdeki anlamı o kadar derin ve acıtıyo ki içimi.
Sanki onsuz başladığım günlerde hep bi eksik var.
Yemeklerin tuzlarının olmaması gibi tuzsuz pilav ın lapalığı gibia.
Tamam tüm sevdiklerim inanılmaz değer verdiğim uğruna ölebileceğim arkadaşlarım sevdiklerim yanımda ama eksiğim.
Mona Lisa tablosu puzzle nın eksik olan dudak kısmı gibiyim.Tabloya anlamını veremeyen.
Bi insanı neden seversin;
Dilar'ı sevme sebeplerim; Benim gibi ailesini geçindirme derdindeydi, insanlar için hep iyiliğini düşünen, herşeye iyi yönünden bakmak isteyen, çok akıllı, sadece tek yönden değerlendirmeyen karşı tarafa kendi koyup onu anlamaya çalışan. sevmeyi sevilmeyi çok seven sakin bi hayat isteyen.Bi yere tıkılı kalmak istemeyen sarkılarını gökyüzüne sevdiğiyle içindeki tüm coşkuyla söylemek isteyen.
Hep kocaman gülen, güzel gözlü esprili olgun ruhunu içimde hissettiğim sıcaklığıyla beni daha çok ben yapan arkadaşım.
Ramazan ayında öğle saatlerinde doktorun odasında sedye de 1 saat uyuduğumuz bazen uyumayıp gözlerimiz kapalı cenin poziyonu yada göt göte vermiş halde yatıp konuştuğumuz canım arkadaşım.
Evlendin mutlusun biliyorum inş. hepte mutlu olursun.
Seninle geçirdiğim her dakikamın yaşamımda olduğun saniyelerin kıymetini ben çok iyi bildim ama sensizlik beni çok eksiltiyor.
Seni çok özlüyorum, gülüşlerini, sıkıntılarını, fallarını :) herşeyini özlüyorum.
facebookta duvarıma gönderdiğin şiirleri, şarkıları, özlü sözleri özlüyorummm.
Ayşaaaaaaaa diye bağırmanı özlüyorum arkamdan.
Deli gibi özlüyorummm. :(
Bu şiiri de 2008 de sen yazmışsın sanki şuan içimdeki duyguları bilmişsin de yazmışsın canım arkadaşım benim...
03/11/2010 Çarşamba saat 15.15
Onu çok özledim.
Çok sıradan görünen bu cümlenin içimdeki anlamı o kadar derin ve acıtıyo ki içimi.
Sanki onsuz başladığım günlerde hep bi eksik var.
Yemeklerin tuzlarının olmaması gibi tuzsuz pilav ın lapalığı gibia.
Tamam tüm sevdiklerim inanılmaz değer verdiğim uğruna ölebileceğim arkadaşlarım sevdiklerim yanımda ama eksiğim.
Mona Lisa tablosu puzzle nın eksik olan dudak kısmı gibiyim.Tabloya anlamını veremeyen.
Bi insanı neden seversin;
Dilar'ı sevme sebeplerim; Benim gibi ailesini geçindirme derdindeydi, insanlar için hep iyiliğini düşünen, herşeye iyi yönünden bakmak isteyen, çok akıllı, sadece tek yönden değerlendirmeyen karşı tarafa kendi koyup onu anlamaya çalışan. sevmeyi sevilmeyi çok seven sakin bi hayat isteyen.Bi yere tıkılı kalmak istemeyen sarkılarını gökyüzüne sevdiğiyle içindeki tüm coşkuyla söylemek isteyen.
Hep kocaman gülen, güzel gözlü esprili olgun ruhunu içimde hissettiğim sıcaklığıyla beni daha çok ben yapan arkadaşım.
Ramazan ayında öğle saatlerinde doktorun odasında sedye de 1 saat uyuduğumuz bazen uyumayıp gözlerimiz kapalı cenin poziyonu yada göt göte vermiş halde yatıp konuştuğumuz canım arkadaşım.
Evlendin mutlusun biliyorum inş. hepte mutlu olursun.
Seninle geçirdiğim her dakikamın yaşamımda olduğun saniyelerin kıymetini ben çok iyi bildim ama sensizlik beni çok eksiltiyor.
Seni çok özlüyorum, gülüşlerini, sıkıntılarını, fallarını :) herşeyini özlüyorum.
facebookta duvarıma gönderdiğin şiirleri, şarkıları, özlü sözleri özlüyorummm.
Ayşaaaaaaaa diye bağırmanı özlüyorum arkamdan.
Deli gibi özlüyorummm. :(
Bu şiiri de 2008 de sen yazmışsın sanki şuan içimdeki duyguları bilmişsin de yazmışsın canım arkadaşım benim...
Ne yapıyorum ben bu noktada?
Sağım, solum önüm arkam hep çizili
Kocaman boş çemberin içindeyim..
Muallâktayım!
Hoyrat bir rüzgâr gibiyim.
Savrulup gidiyorum hayat, o kocaman çemberin içinde çarpıp duruyorum duvarlara..
Yalpalanıyorum…
Sağa sola çarpıyorum.
Çırpınıyorum.
Ney yapıyorum ben bu dar alanda?
Ayakta dimdik duruyorum öylece…
Ellerim bumbuz, kar gibi soğuk
Uzun bir yol gidiyorum sanki
Akıp gidiyor hayat ipince bir çizgide…
Çiçekli, taşlı, tozlu, karlı, bulutlu, güneşli,
Parçalı bulutlu…
Bütün yollardan geçiyorum nedensiz, amaçsız.
Nereye gittiğimi bilmeden,
Nereye gidiyorum ben?
Ne yapıyorum bu yolda
Ne yapıyorum bu yolda
Elimde değil sevdiğim sürükleniyorum.
Tanımıyorum hissetmiyorum can çekişiyorum
Yükselen güneş yakarken ortalığı
Yol uzadıkça uzarken
Özlüyorum ben,,
Yol derken özlüyorum.
Güneş derken
Can derken özlüyorum sevgilim…
Akşam olurken kırılıyorum,
Dökülüyorum yerlere.
Bir sigara yakıyorum ellerinin değdiği çakmakla.
Uzunca bi nefes çekiyorum.
Ayaklarıma kadar, tırnaklarıma kadar doluyorum.
Dolu dolu gözlerle sağa sola bakıyorum…
Dökülüyorum yerlere kırılıyorum…
Ellerim hissediyor sıcaklığını sigaranın
Sona gelmişim, dayanılmaz olmuş bu son.
Kaçınılmaz,
Uslanmaz,
Arlanmaz,
Söner olmuş bu ateş…
Bu saatte gelinir miydi akla be sevgili?
Gecenin köründe özlenir mi hasret kalınır mı?
Buram buram tüter mi burun direklerini sızlatır mı bu illet, bu lanet?
Buram buram tüter mi burun direklerini sızlatır mı bu illet, bu lanet?
Bu özlem çekilir mi bu saatte?
Bu yol gidilir mi bu kafayla?
Yol bitince ne olur sevgili?
Dilar GÜN 2008
7 Şubat 2011 Pazartesi
Ruhumdaki Ben'ler
Öyle bi an geliyo ki;ev kızı olmak istiyorum sadece oturup kahvaltı yapıp Müge Anlı daki saçma insanlara kafa yormak istiyorum. sonra evin işlerini yapıp, tv başında dizi izlemek ve kitap okumak istiyorum.Annemle günlere gitmek istiyorum.Akşam için yemekler hazırlamak gece geç saatlere kadar oturup beynimi hiç bişeye yormamak istiyorum.
Öyle bi an geliyo ki;Şuan ki hayatımı çok seviyorum.Bi işimin olması ufak tefek sorumluluklarım olması değişik insanlar tanımak, insanların aslında hem ne kadar fesat hemde ne kadar fedakar ya da iyi & kötü olduklarını görmek iyi oluyor.Haftasonları planlar yapıyorum çıkıyorum dışarı evde oluyorum.(Bu hayatımı seviyorum) Bişeyler için didinmek güzel hep isteklerim oluyo tatminsiz olamıyorum bişeyi istemek onun için uğraşmak ardından elde edip başka hayalleri gerçekleştirmeye başlamak.
Ama burdada arada bi durup bikaç gün dinlenmek hiçbişey yapmadan dinlenmek istiyorum. Zamanım yetmiyo. Çevremdekileri çok sevdiğimden önem verdiğimden dolayı hep onlarla görüşmek bişeyler yapmak istiyorum. Akşamları tv ya da internet kitliyo anlamıyorum haftaiçi akşamlarını. Haftasonları da su gibi akıp gidiyor. Olsun yine de seviyorum hayatımı.
Sağlıklı olmak mutlu olmak çok güzel insanın iç huzurunun olması çok güzel.
Ve yine öyle bi an geliyo ki;
Toplamışım bavullarımı saatimi erken saate kurmuşum havalimanına doğru güneşli güzel bi günde yola çıkmak.Daha önce hiç gitmediğin dillerini bile bilmediğin ülkelere seyahat etmek. Havalimanın da pasaport kuyruğuna girmek, freeshop ta dolanmak ve en heyecanlısı uçağa geçip uçağın kalkışını beklemek içindeki o kuşların uçuşları, sonra yükselmek yükselmek ve heyecanla korku duymak. Bikaç hafta sonra döneceğini bilsen bile arkadanda bıraktıklarını o andan itibaren özlemeye başlamak.Anneye duyduğun özlem, keşke bi kere daha sarılıp bi kere daha seni çok seviyorum diye haykırmayı istemek.Babanı, ablanları ve Sevde yi onlara, onları ne kadar çok sevdiğini aslında onlarsız yaşamının bi hiç olduğunu söylemeyi istemek.
Neyse sonra hayalini kurduğun ülkeye uçağın inişi, havalimanını ilk indiğindeki şaşkınlığın sonra bi taksi tutup şehrin merkezine inmek, oteline yerleşmek ve işlerini bitirdiğinde etrafı bi kolaçan etmek için kapıdan dışarı adım attığında kalbinde hissettiğin o sıcaklık tansiyonun yükselmesi.
Ve diğer günler fotoğraf makinanı yanına alıp şehri artık yarı turist yarı oralı gibi gezmek.
Dönüş yolunda da daha havalimanına giden takside gözlerin yaşlı özlemek ama diğer tarafta ailen ve sevdiklerinin seni beklemesi...
İşte bu son öyle bi an .. en çok bunu istiyorum 2 şer hafta arayla böyle ülkelere gidip oraları görmek yaşamak istiyorum durmadan.
İçimde bi seyahat aşkı var ki sorma!!! Hiç dinmiyor özlemi tıpkı bebekleri gördüğünde onları üstlerindeki sorumsuzluğun güzelliğini özlemek gibi....
Öyle bi an geliyo ki;Şuan ki hayatımı çok seviyorum.Bi işimin olması ufak tefek sorumluluklarım olması değişik insanlar tanımak, insanların aslında hem ne kadar fesat hemde ne kadar fedakar ya da iyi & kötü olduklarını görmek iyi oluyor.Haftasonları planlar yapıyorum çıkıyorum dışarı evde oluyorum.(Bu hayatımı seviyorum) Bişeyler için didinmek güzel hep isteklerim oluyo tatminsiz olamıyorum bişeyi istemek onun için uğraşmak ardından elde edip başka hayalleri gerçekleştirmeye başlamak.
Ama burdada arada bi durup bikaç gün dinlenmek hiçbişey yapmadan dinlenmek istiyorum. Zamanım yetmiyo. Çevremdekileri çok sevdiğimden önem verdiğimden dolayı hep onlarla görüşmek bişeyler yapmak istiyorum. Akşamları tv ya da internet kitliyo anlamıyorum haftaiçi akşamlarını. Haftasonları da su gibi akıp gidiyor. Olsun yine de seviyorum hayatımı.
Sağlıklı olmak mutlu olmak çok güzel insanın iç huzurunun olması çok güzel.
Ve yine öyle bi an geliyo ki;
Toplamışım bavullarımı saatimi erken saate kurmuşum havalimanına doğru güneşli güzel bi günde yola çıkmak.Daha önce hiç gitmediğin dillerini bile bilmediğin ülkelere seyahat etmek. Havalimanın da pasaport kuyruğuna girmek, freeshop ta dolanmak ve en heyecanlısı uçağa geçip uçağın kalkışını beklemek içindeki o kuşların uçuşları, sonra yükselmek yükselmek ve heyecanla korku duymak. Bikaç hafta sonra döneceğini bilsen bile arkadanda bıraktıklarını o andan itibaren özlemeye başlamak.Anneye duyduğun özlem, keşke bi kere daha sarılıp bi kere daha seni çok seviyorum diye haykırmayı istemek.Babanı, ablanları ve Sevde yi onlara, onları ne kadar çok sevdiğini aslında onlarsız yaşamının bi hiç olduğunu söylemeyi istemek.
Neyse sonra hayalini kurduğun ülkeye uçağın inişi, havalimanını ilk indiğindeki şaşkınlığın sonra bi taksi tutup şehrin merkezine inmek, oteline yerleşmek ve işlerini bitirdiğinde etrafı bi kolaçan etmek için kapıdan dışarı adım attığında kalbinde hissettiğin o sıcaklık tansiyonun yükselmesi.
Ve diğer günler fotoğraf makinanı yanına alıp şehri artık yarı turist yarı oralı gibi gezmek.
Dönüş yolunda da daha havalimanına giden takside gözlerin yaşlı özlemek ama diğer tarafta ailen ve sevdiklerinin seni beklemesi...
İşte bu son öyle bi an .. en çok bunu istiyorum 2 şer hafta arayla böyle ülkelere gidip oraları görmek yaşamak istiyorum durmadan.
İçimde bi seyahat aşkı var ki sorma!!! Hiç dinmiyor özlemi tıpkı bebekleri gördüğünde onları üstlerindeki sorumsuzluğun güzelliğini özlemek gibi....
3 Şubat 2011 Perşembe
ANNE NE YAPTIN?
Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?
Sanki karnında fazla yaramazlık mı ettim?
Senden istemiyordum ne tacı ne sarayı
Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim.
Bir kere doğurdunsa sonra niçin büyüttün?
Kundakta beşikte de bir zahmetim mi vardı?
Koynundan niçin attın yavrunu bütün bütün.
Bilmiyor muydun ki o yalnızlıktan korkardı?
Sütünden tatlı mıdır anne sanki bu hayat?
Bana sorsana anne yaşamak bir hüner mi?
El aç yalvar gündüze geceye boyun uzat
Bu uğurda bir ömür çürütmeye değer mi?
Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim
Anne istemiyordum ne tacı ne sarayı
Anne karnında fazla yaramazlık mı ettim?
Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?
Demiş; Cahit Sıtkı Tarancı ki nitekim kendisi uzun bi süre,bilinci kapalı olarak hastanede yatmış ve annesi ona bakmış.Sanki annesine yazdığı bu şiiri yazacağını bilmiş gibi.
Hikayeyi Sunay Akın ın Tuncay Terzihanesi kitabından biliyorum.
Bu şiiri çok seviyorum, bazen bende kendi kendime söylüyorum bu şiiri.
Dün Defne Joy öldü, ölüm nedeni hakkında herkes bişeyler söylüyor.
Kimse için üzülmüyorum, kendisi için bile.Hızlı yaşadı genç öldü.kendisi herşeyi görüp yaşadı ama en çok üzüldüğüm çocuğu oldu .1,5 yaşındaki bebeği oldu.
Hiç bişey yaşayamaycak ; anne sevgisinden yoksun olucak.Kimse doldurmayacak, dolduramayacak.
Anneliğin nasıl bi his olduğunu şimdilik tatmadım ama teyzelik bambaşka bi duyguymuş.Yani bütün akrabalarından ya da sevdiklerine duyduğun histen çok farklı bişey.
Rana Elam için ölürüm aynı şekilde Berna ve Burak için de.
Neyse bu konuya neden geldim bilmiyorum.
Biz gelelim Firarperest e ..
Ben Elif Şafak a bayılırım kadının ne güzel yazımı anlatımı vardır o kadar güzel cümleler kurmuş ki
Resmen dilinde beyninde kelimeler kayıyor akıyor gidiyor.
Birde bizim yazmalarımıza bak., Ama olsun içimizi döküyoruz ya bu da güzel.
MÜTEREDDİT OLMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ...
Bu yazısına özellikle bu yazısına hayran kaldım. Bi gün boş vaktimde o yazıyı buraya yazıcam ve burayı her açtığımda okumak için fırsatım olucak.. :))
2 Şubat 2011 Çarşamba
dişlerrrr
ağzımın içindeki yara beni öldürücek çok acıyoo sol pardon sağ tarafım felç olmus gibi dişlerim ki aslında çok minikler ama sanki at dişi gibi ağzımda büyüdükçe büyüyo :((((((((((((( of ya artık bahar gelsinnn aslında gelip hemen gidio keşke baharda zamanı sabitleyebilsem yani günler geçse ama mevsim hep baharda kalsaa imkansızmı inşallah sevdiklerimle beraber cennete gideriz o zmn bi birisini dilerim bide mevsimin kiraz ağaçlarının çiçek açtığı zamanda olmasını hep:)
31 Ocak 2011 Pazartesi
Benim Çiftliğimmm :)
G4s odamdayım...
Boşum pek bi işim yok...
Sıkıntım yok Allaha şükür.Borçlarımı ödedim, şimdi çok istediğim bişey var ;Fotoğraf makinası..
Onu alınca da çok istediğim ne kalıcak bilmiyorum ama insanoğluyuz yine isteriz bişeyler.
Haa ona bakarsan; çalışmak istemiyorum, sabah saat 11 de uyanıp,kahvaltımı yapıp, süslenip gezip tozmak istiyorum.Buarada bebek te ya da ortaköy de ya da rezidans ta oturmak istiyorum Maslak ta :)
istediğim kitabı anında almak, kıyafetleri almak, istediğim yere düşünmeden uçmak istiyorum..
Fotoğraflarına baktığında krem ve parfüm kokusunu hissettiğin kızlardan olmak istiyorum :))))
Yakışıklı bi sevgilimde olsun isterim ama sıkılıyorum yaaaaa ..
Artık aşk meselelerine hiç gelemez oldum bi insanı nasıl ölümüne çok sevebilirsin ki?...
Gözlerinin içine bakmak, O insandan önce yaşamadığını düşünmek, o kadar güvenmek .Hep onun yanında olmak istemek, nasıl duygularr?? nasıl bu kadar isteyebiliyor ve hissedebiliyorsun bilmiyorum.
Unutmuşum ..
Yaşamak istemiyorum bu duyguları ama aşk denen şey ne kadar salak yapıyo, insanı nasıl da yiyo içini üzüyo mutlu ediyo daha doğrusu aptal ediyo kişiliğini değiştiriyo :)
Boşum pek bi işim yok...
Sıkıntım yok Allaha şükür.Borçlarımı ödedim, şimdi çok istediğim bişey var ;Fotoğraf makinası..
Onu alınca da çok istediğim ne kalıcak bilmiyorum ama insanoğluyuz yine isteriz bişeyler.
Haa ona bakarsan; çalışmak istemiyorum, sabah saat 11 de uyanıp,kahvaltımı yapıp, süslenip gezip tozmak istiyorum.Buarada bebek te ya da ortaköy de ya da rezidans ta oturmak istiyorum Maslak ta :)
istediğim kitabı anında almak, kıyafetleri almak, istediğim yere düşünmeden uçmak istiyorum..
Fotoğraflarına baktığında krem ve parfüm kokusunu hissettiğin kızlardan olmak istiyorum :))))
Yakışıklı bi sevgilimde olsun isterim ama sıkılıyorum yaaaaa ..
Artık aşk meselelerine hiç gelemez oldum bi insanı nasıl ölümüne çok sevebilirsin ki?...
Gözlerinin içine bakmak, O insandan önce yaşamadığını düşünmek, o kadar güvenmek .Hep onun yanında olmak istemek, nasıl duygularr?? nasıl bu kadar isteyebiliyor ve hissedebiliyorsun bilmiyorum.
Unutmuşum ..
Yaşamak istemiyorum bu duyguları ama aşk denen şey ne kadar salak yapıyo, insanı nasıl da yiyo içini üzüyo mutlu ediyo daha doğrusu aptal ediyo kişiliğini değiştiriyo :)
Baksana Hanımın çiftliğinde bile ikilinin aşkları çıkar aşkıydı.Adam eski karısına benziyo diye kadın da fakirlikten kurtulmak için evlendi.
Bizde mi öle yapsak?Yukarıdaki isteklerimi yerine getirmek için yaşlı zengin koca bulup ölmesi, ardından eski sevgiliye dönmek değil,, sadece kendini düşünmek, mutlu olmak kendin için yaşamak ne güzelll !!!!!!!1 :))
30 Ocak 2011 Pazar
bir başlığım bile yok anlıyormusun..
aysee
saat 02 02 ve ben uyuyamıyorum çıldırıcam bgn öküz gibi soğuk ayranı içtim içimn donduğunu hissettim ya bunu kendime neden yaptım acaba hani bgn seni aradığımda ben öksürürken sende bana eşlik ediyodun ya işte o hstalığı bn kendi kendime musallat ettim bide yatmezmiş gibi uykusuzluk ve baş ağrısı çekiyorum ayseee çok canım acıyo gündüzleri aklımdan kalbimden kaçıyorum ama geceleri napıcam biliorum zaman geçince herşey düzelicek ama bklemek beni o kadar yoruyo ki bazen nefes almaya bile üşeniyorum aslında bu yaptığım bencillik ben böyle yatağa uzanış kalorifere yapışıp sıcak odamda dert yanarken dışarda kim bilir insanlar neler yaşıyo çok aptalım dimi serapın arkadası bahar için doyumsuz demiştim insan ayıpladığı şeyi yaşamadan ölmezmiş şu an bnm yaptıgımda bu.kendimden nefrret ediyorum böyle zamanlarda keşke her durumda kadere teslim olmayı becerebilsem kabullenmeyi öğrensem baş ağrılarımda uykusuzluklarımda biticek aslında...
saat 02 02 ve ben uyuyamıyorum çıldırıcam bgn öküz gibi soğuk ayranı içtim içimn donduğunu hissettim ya bunu kendime neden yaptım acaba hani bgn seni aradığımda ben öksürürken sende bana eşlik ediyodun ya işte o hstalığı bn kendi kendime musallat ettim bide yatmezmiş gibi uykusuzluk ve baş ağrısı çekiyorum ayseee çok canım acıyo gündüzleri aklımdan kalbimden kaçıyorum ama geceleri napıcam biliorum zaman geçince herşey düzelicek ama bklemek beni o kadar yoruyo ki bazen nefes almaya bile üşeniyorum aslında bu yaptığım bencillik ben böyle yatağa uzanış kalorifere yapışıp sıcak odamda dert yanarken dışarda kim bilir insanlar neler yaşıyo çok aptalım dimi serapın arkadası bahar için doyumsuz demiştim insan ayıpladığı şeyi yaşamadan ölmezmiş şu an bnm yaptıgımda bu.kendimden nefrret ediyorum böyle zamanlarda keşke her durumda kadere teslim olmayı becerebilsem kabullenmeyi öğrensem baş ağrılarımda uykusuzluklarımda biticek aslında...
10 Ocak 2011 Pazartesi
rüzgar gibi geçti ...
Günlerden beri kendime vakit ayıramadım kendimin yaşadığımın farkına tam varamadım.
Hayal gibi rüzgar gibi geçti günler 10 güne o kadar çok şey sığdırdım ben bile inanamadım.
Her zaman ki gibi büyük heyecanlar güzel dakikalar güzel sohbetler ve sonunda yaşanılan hüsranlar.
10 gün öncesinden başlayalım:;
Şirketin yılbaşı partisi oldu perşembe akşamı güzeldi. Biraz roman havası oynadım Ali Bey den 20 TL aldım ama çalgıcılar hemen tepeme dikildiler parayı almak için vermek zorunda kaldım :((
neyse ertesi gün Cuma günü işten saat 15:00 te çıktık.
O akşam eve geldim biraz evi toparladım Majda öncesi hazırlık.
Akşam için hazırlandık sonra Gökhan'a gittik Merve Zeynep Abla, Aras beybisi ve Polat abi.
Gittğimiz de Gül yine bizden önce gelmişti :) Hemen tavuğu fırına koyduk, pilav yaptık ve bende salata yaptım.
Yemekten sonra bi güzel çayımızı aptık Pasta kuruyemiş eşliğinde yedik Gökhan bize 70 ve 80 lerin şarkılarını açtı Polat abi de içtiği şarabın etkisindeymiş gibi isyan edip Powerturk ü açıp son ses müzik dinledik oynadık, yeni yeni kendimize has dans figürleri çıkarttık :))
Gece ben geçen yıl ki odamda kaldım üşüdüm uyudumsabah kahvaltı hazırladıkk sonra chai tea latte derken eve döndük.
Evet diğer hikaye de burda başlıyo ;
Yılbaşından 1 hafta önce facebook ta Can la karşılaştık selam verdim yaklaşık 3 saat kadar konuşmaya başladık hafif yazma gibi bi durum oldu ama ben ciddiye almadım görüşelim diye tutturdu sonra 26/12/2010 akşamı Kanyon da buluştuk biraz Ayşe ÖZyılmazel konseri dinledik biraz sohbet derken Starbucks ta kahve içtik. dönüşte mesajlaşmaya başladık. Güzeldi herşey güzel gidiyodu gerçi ben hala olabilirlik vermedim yani inanmadım samimiyete her zaman ki gibi.
Bla bla bla ... (tarih 28/01/2010 )
neler olduğunu çok iyi biliyorum her zaman ki gibi benim erkeklerde yaşadığım durum oldu Can bişey sölemeden mesajlarıma aramalarıma cevap vermeden çekti gitti. Bitti çoookta tınnnn.
Hiçte umrumda olmadı önemli de değil.
Bu arada 2 Ocak ta Majda geldi annemle onu havalimanından karşıladık, o gün eve geldik akşama kadar evdeydik hanife yengemler ablam falan evde takıldık yengem ve ablam börek yaptılar.
Akşamında zehra ben ve Majda sevde yi işten almaya gittik ordan Starbucks ta kahve içtik çok eğlendik sevde ve ablam dil bilmemelerine rağmen harik bi iletişimm kurduk .
(Majda yı çok sevdim.)
Pazartesi günü Topkapı sarayına gittik Betülcano ile Üsküdarda buluştuk tabi biz salaklar fotolarda güzel çıkıcaz diye ince ince giyin sonra o yağmurda kedi yavrsu gibi ıslan ve don.
Fotolarımızda şaftımız kayık ötesiydi :(
salı günü ben G4s ye iş görüşmesine gittim öğleden sonra Palladium a gittik ordan Betülcanoma gittik akşam döndük evde takıldık kestane yedik kolbastı oynadık çaça oynadık eğlendik hep beraber :))
Çarşamba günü kahvaltı için Kübra ablam bizi arabasıyla Çınaraltına götürdü ordan Ümraniyeye geçtik ve MAjda alışveriş yaptı.Bana Ozan çantadan mavi çanta aldı :) sonra o akşam üzeri babam majda nın saçlarını yapmaya başladı..)Boncuk taktı saçlarına)
O akşam dayımlara gittik akşam yemeğine
(Heeee buarada yine aynı gün biz alışverişteyken G4s den beni aradılar referans istediler Alp bey ARzu hn ve Sema yı :)
Ve o akşam saat 6 gibi aradılar. 1500 tl maaş ile iş başlamamı istediler ve kabul ettim :)
hem PRovus a arkadaşlarıma yakın hem parası güzel hemde yapacağım iş ideal göründü ( hayırlısı olsun.)
Perşembe günü annem ben ve majda kapalıçarşıya gittik yine hayatımızın en soğuk günlerinden biri oldu sonra o akşam zehra ablama gittik gamze berrin ve müjgan yengem de geldi.Yine aynı dil olmasada iletişim süperdi çok güldük ve eğlendik.
Cuma günü tüm gün evdeydik akşamında asmalı mescit e gittik Can da orda bizimleydii.
Kafe pi deydik çok eğlendik ama provus takilerle orda olmak ayrı bi eğlence oluyodu benim için. o günleri arar oldum ordayken.
cumartesi günü annem majda yı pazara götürdü çaydanlık aldı :) Çünkü Majda burdayken çay manyağı oldu :)) sonra ben betül ablam beşiktaş a gittik tuz baba ya gittik tuz attık bikaç paket dua ettik sonra :)
ortaköy ordan Şirvan kebabçısı sonra kanyon sonra hanife yengemler en son bize geldik ve majda nın bavullarını toplamaya başladık o kadar huzursuz oldu ki içim çok kötü hissettim kendimi gitmesini hiç istemedim o akşam çay içtik oturduk gece 2 ye kadar saat 4:30 da yeniden uyandık eniştem geldi bizi aldı ve havalimanına götürdü Canımmm ı check inden sonra pasaporta bıraktık o sırada son bir veda ettik (ki şuan yazarken ağlıyorum ) anneme sarıldı ağladı bana sarıldı canım kardeşimm dedi kucağına aldı ve döndürdüüü beni.
eve gledik çok sinir bozucu bi şekilde o gün ölü gibiydim hayata dair tüm neşemi kaybetmiş ruhumu aldırmıştım sanki.
Yetmezmiş gibi P.tesi arzu hn a önümüzdkei hafta öteki tarafta işe başlmam gerektiğini bildirdim Devrim le konuşcağını söledi o gün beni peşinde koşturdu tam akşam oldu çıkmak üzereydik geldi yanıma ve Benim 2 ay ihbar sürem olduğunu ve Şubat 15 e kadar Provus ta çalışmam gerektiğini söledi.
Öteki tarafı aradım ve söyledim onlarad bu durumda yapılacak bişey olmadığını yeni aday aramalarına başlayacaklarını söylediler.
Ama sağolsun akşam tekrardan aradılar ve şansımı tekrardan denememi istediler.
O akşam sinirden ne uyudum ne de nefes alabildim çok sıkıldım Tunç la konuşmaya karar verdim ne olursa olsun konuşucaktım olmadı tazminatımı almadan çıkıcağımı sölicektim.
Ertesi gün Tunç uun odasına girdim ve konuştum.
İşe ihtiyacım olduğunu iş bulacağım zaman çıkabileceğimi sölediklerini ve tazminatımı vericeklerini söylemişlerdi ama bu durumda ben o işi de istiyorum tazminatımıda istiyorum olmadı gidiyorum dedim.
Seni üzmeyecek bi yol bulalım p.tesi sen yokken gelen arkadaş gelsin diğer tarafta ayın 21 ne kadar beklesin dedi.
Konuştum diğer tarafla kabul ettiler.O hafta Ben Majda ile gezerken yerime gelen Aylin geldi. İşleri bi hafta öğrettim kız iyi niyetli ve saf sanırım bu işi pek kıvıramaz önceden acentada çalışmış.(çok iyi anlaştık kızla)
O hafta başıımın ağrısından öldüm ve gelelim o güne
21 Ocak Cuma gününe ; Provus taki son günüm üzgündüm Aylin o gün yoktu böyle bi yarım gün havasında geçirdim tatilmiş gibi herkesin masasından kendime bi hediye aldım :))
Aylinden Thy kalemi, leyla dan çilek kağıt tutucu, aysegülden bardak altlığı,sakine den thy defteri ve melek heykeli, esra dan sıcak su torbası, nagihan dan porselen saklama kutusu, güler den bardak altlığı, hüseyin bey den kapadokya süsü, mustafadan kağıt tutucu, ilke den dilardan turuncu kelebek kağıt tutucusu
(Adı geçmişken söyleyeyim Dilarrrrrr ııı çookk özledim sanki bi yerim hep boş onsuz ) :((((
neyse o akşam üzeri arzu hn ve ilke arzu hanımın odasına geçtik
hakettiğim tazminat 4.250 artı maaşım 1000 tl yani toplamda hesabıma o akşam 5250 tl geçti
önce gittim 1000 tl si ile borçları kapadım anneme süpürge aldım
ertesi gün kredi kartımı ve diğer borçları kapadım 2000 tl
pazar günü ablamla önce ikitelli ye deposite outlet e gittik ama bişey bulamadık. ordan Palladium a gittik deli gibi alışveriş yaptık resmen deli gibiydik :) 600 tl harcadık.
VE p.tesi ablam çokkk hastaa
ben sabah 7:30 da evden çıktım:
önce sağlık ocağı ordan ablam la sur hastanesi ordan ptt ordan yapıkredi ordan noter ordan fotocu ordan adliye ordan sağlık ocağı ordan provus ordan G4s ordan beşiktaş ordan üsküdar- capıtol ordan ev
Ablam bizdeydi çok hastaydı.
Ertesi sabah kalktım aldığım yeni elbiselerden bi tanesini giydim şıkır şıkır
geldim işe saat 10 gibi bi ağrılarım başladı heryerimde :(
akşamı zor ettim ölüyorum sandım çakmak köprüsünden eniştem aldı eve getirdi
o halde maalesef işe gitmek zorunda kaldım. Ve hala daha öyleyim ama ayaka geçirmeye çalışıyorum şimdi birisi dese ayse gel şöyle uzan 40 sene uyurum inleyerekkk :((
Not: Aromel den beri hastalanmıyodum yeni işimin ilk günü böyle bi talihsizlikle karşılaştım. Olacaksa en kötüsü bu olsun Allah başka sıkıntı vermesin hastalıkta geçer.... :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








